Tel : +90 (216) 397 59 00 Evlerinizi sıcacık bir yuvaya dönüştürüyoruz...

İnfertilite

Erkek İnfertilitesi

VARİKOSEL

Varikosel, erkeklerde testislerin kirli kanını tahliye eden toplardamar yetmezliği olarak tarif edilebilir. Yani testislerden uzaklaştırılması gereken kirli kanın uzaklaştırılamaması durumudur, sonucunda testisler zarar görür. Testislerin temelde iki görevi vardır, birincisi erkeklik faaliyetlerini yerine getirebilmek için hormon üretimi, ikincisi ise üremeyi sağlamak için sperm üretimidir.

Varikosel, erkekte çocuk sahibi olmayı engelleyen sebeplerin başında gelir. Erkeklerin yaklaşık %15’inde varikosel vardır. Varikosel çoğunlukla sol tarafta görülür, ancak sağda ve çift taraflı olarakta görülebilmektedir. Çocuk sahibi olamayan erkekler arasında varikosel görülme sıklığı %40 ile %80 arasında değişmektedir. Varikosel fizik muayene ve skrotal doppler ultrason inceleme ile teşhis edilebilmektedir.

Varikosel tedavisi temelde cerrahi tedavidir, yani varikosele yol açan toplardamarların bağlanması veya kapatılması gerekir. Diğer bir yöntem ise radyolojik embolizasyondur. Bu yöntem ile toplardamarlar kapatılabilir, ancak cerrahi tedavi daha başarılıdır. Ayrıca mikroskop kullanımı cerrahi tedavinin başarısını daha arttırırken komplikasyon risklerini de azaltmaktadır. Hastanemizde Mikroskopik Varikosel Ameliyatları (MİKROCERRAHİ) başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir.

Mikro TESE

Mikro TESE işlemi meni tahlilinde hiç sperm bulunmayan hastalara uygulanan bir sperm arama yöntemidir.

Meni tahlilinde hiç sperm hücresi yoksa bu duruma “Azospermi” denir. Doğuştan var olan yada sonradan kazanılan bazı hastalıklar azospermi’ye yol açabilir. Bu durumda hastaya gerekli tetkikler yapılarak bu durumun düzeltilebilmesi için çeşitli tedaviler (ameliyat yada ilaç) uygulanır. Ancak durum düzelmiyorsa Mikro TESE operasyonuna başvurulur.

Mikro TESE işlemi, ameliyathanede mikroskop altında testisin açılarak, testisin değişik bölgelerinden doku çıkarılması ve bu dokuların içinden sperm aranması şeklinde gerçekleştirilir. Bu işlem anestezi altında uygulanır ve hasta aynı gün taburcu edilir. Mikrocerrahi işlemler sınıfına giren bir ameliyattır ve hastanemizde başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir.

Cinsel işlev bozuklukları (sertleşme sorunları) gibi problemlerden köken alabileceği gibi testislerde üretilen spermin sayı, hareketlilik ve şekil bozukluklarından ya da spermi içeren meninin (semen) taşımasındaki ve iletilmesindeki sorunlardan kaynaklanabilir.

Semendeki anormallikler öncelikle yumurtalıklardan (testis) sperm üretilmesi aşamasındaki problemler nedeniyle oluşmaktadır. Bu üretim sorununa neden olan etken genellikle bilinememektedir. Beyinden salgılanan ve erkeklerde sperm yapımını sağlayan FSH, LH gibi hormonların eksikliği (hipogonodotropik hipogonadizm), sayısal ve yapısal çeşitli kromozom hastalıkları gibi (Klinefelter sendromu vb.) genetik faktörlerin yanısıra, daha önce geçirilmiş enfeksiyonlar (ergenlik çağında Kabakulak ya da spesifik olmayan testis iltihapları), aşırı sigara ve alkol tüketimi veya yalnızca strese bağlı olarak da sperm üretim problemleri yaşanabilir. Bunun yanısıra bazı ilaçlar, çeşitli kimyasal maddeler, radyasyon ve radyoterapi, testislerin doğuştan kanalda kalması (kriptorşidizm) sperm üretimi üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Testislerde sperm üretiminin normal olmasına karşın üretilen spermin taşınmasını sağlayan kanalların doğumsal olarak ya da sonradan geçirilen bazı hastalıklara veya cerrahi müdahalelere bağlı olarak tıkalı olması yine gebeliği önleyen faktörlerdendir. Testislerin ortam ısısını arttırarak spermlerin üretimi ve hareketi üzerinde olumsuz etki yaptığına inanılan varikosel (testislerden kirli kanı taşıyan toplar damarların genişlemesi ve bölgede kirli kan göllenmesinin artması durumu) cerrahi olarak düzeltilebilecek bir sorundur. Ancak operasyona rağmen spermlerde fonksiyonel bir gelişme sağlanamayabilir veya görünümde bir düzelme olmakla birlikte dölleme kabiliyeti arttırılamayabilir. Nadiren de olsa semenin içinde sperme zarar verebilecek antikorlar bulunabilir. Bu durum genellikle ameliyat, geçirilmiş travma (testise darbe, kaza vb.) veya enfeksiyonlara bağlı olarak  gelişebilir.

Tüm bu faktörlere bağlı olarak semen içerisinde ya hiç sperm bulunmayabilir (azoospermi) ya da sperm sayısında azalma (oligozoospermi), hareketliliğinde azalma (astenozoospermi) veya şekil bozukluğu (teratozoospermi) ya da bu son üç durumun çeşitli şekillerde kombinasyonları görülebilir. Tedavi semen analizindeki bozukluğun nedenine ve derecesine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

Erkeğin ilk değerlendirmesi semen analizi olarak adlandırılan tetkikle yapılır. Semen analizinde standardizasyonu sağlayabilmek için, erkekten tetkik öncesinde 3-5 günlük cinsel perhiz yapması istenir. Semen örneği, herhangi bir kayganlaştırıcı madde kullanılmadan yapılan masturbasyonla verilir. Eğer örnek, evde verilmişse en geç 1 saat içinde laboratuvara ulaştırılmalıdır. Bazı durumlarda semen örneği cinsel ilişki ile de verilebilir, ancak bunun için spermleri öldürmeyen özel kondomlar androloji laboratuvarından temin edilmelidir. Semen örneği direkt olarak ve çeşitli işlemlerden sonra değerlendirilir. Sperm değerleri zaman içinde farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle; bir erkeğin semen analizi hakkında görüş bildirmek için en az 2-3 haftalık aralarla iki örneğin incelenmesi gereklidir. Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre yapılan bir sperm değerlendirmesine normal denilebilmesi için sperm sayımının mililitrede 20 milyondan fazla, hareketliliğinin %50’nin üstünde ve en az %70'inin şekil olarak normal olması gerekmektedir. Bu analizin daha detaylandırılmış ve merkezimizde de yapılan diğer bir şeklinde ise yapısal normallik özel boyama tekniği ile değerlendirilmekte, % 14 ve üstü değerler normal olarak kabul edilmektedir (Kruger analizi).

Sıklıkla erkeklerin bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekebilir. İlaç tedavisi erkeğe bağlı problemlerde nadiren başarılı olmaktadır. Erkek inferilitesinin tedavisi; enfeksiyonlar için antibiotik kullanımını, varikosel ya da kanal tıkanıklıkları için operasyon yapılmasını, sperm kalitesini arttırmak için hormon kullanımını, aşılama (intrauterin inseminasyon - IUI) ya da diğer yardımcı üreme tekniklerinin uygulanmasını gerektirebilir. Tüp bebeğin klasik yöntemlerle uygulanması bu hastalara bir miktar şans tanımışsa da esas erkeğe bağlı problemlerin çözümünde çığır açan gelişme merkezimizde de yapılan mikroenjeksiyon (ICSI) uygulaması olmuş ve böylelikle spermin dölleme kabiliyetine bakılmaksızın canlı spermi olan herkesin çocuk sahibi olabilme şansını yakalayabilmesini sağlamıştır.

ONLİNE RANDEVU

Randevu almanın en kolay yolu

SİZ DE ARAYIN ! 0216 397 59 00